Konfor Alanı


Bu yazımda daha çok özel hayat ile iş hayatı arasında ki en büyük sorunlardan biri olan konfor alanından bahsedeceğim. Konfor alanı bana dünyanın en güvenli limanlarından biri geliyordu ta ki bu limanın sular altında kaldığını hissettiğim güne kadar…

Peki konfor alanın bize güven mi veriyor yoksa sular altında mı bırakıyor nasıl anlayacağız bence asıl soru burada başlıyor. Bu ayrıma geldiğinizde işte bir kaç ayrımdan oluşuyor bu durum, bu konfor alanını doğuştan mı kazandınız yoksa, bir tecrübeden dolayı ağzınız yandığı için mi kazandınız ? Bu durumu netleştirebildiğiniz gün konfor alanını terk edip etmeme konusunda daha sağlıklı kararlar vermiş oluyorsunuz.

Yapı olarak ve matematik öğretmeni olduğum için hayatta her şeyi örnekli anlatma üzerine kuruyorum. Kendim öyle daha iyi anlıyorum ve kendimi daha iyi ifade ettiğimi düşünüyorum, bu durumdan dolayı yazılarımda net örneklerle bir şeyler anlatmaya gayret ediyorum. Konfor alanı aslında bence doğru kullanıldığında bir güvence kaynağı ama doğru kullanımı nasıl anlayacağı işte bunu ben çok net örneklerle birazcık dilim döndüğünce anlatacağım.

Yazımın en başında konfor alanı nasıl kazandığınız çok önemli demiştim, işte burada ben olayı 2’ye ayırıyorum. Doğuştan kazanılan konfor alanlarının en başından aile ve yaşam tarzı geliyor, çok net belirtmem gerekiyorsa memur veya güvenli bir alan çalışan aileye mensup bir çocuksanız dünyanız hep riski minimize etmek üzere kuruluyor. Çünkü evde babanız ay sonunu garantiye alarak devam ediyor, anneniz ise ufak ufak para biriktirerek bir yaşam sürecine giriyor. Hiçbir zaman risk almak istemiyorlar en büyük aldıkları risk belki de borç harçla bir ev almak, veya taksitle bir sürece girmek oluyor. Siz böyle bir ortamda büyürken girişimci ruhunuzun beslenmesi çok ama çok zor oluyor ve sizde bu yaşam tarzını benimsiyorsunuz. Güvenli alanını ve konfor alanınız risk almak üzerine kurulu değilde aman ağzımızın tadı bozulmasın oluyor 🙂 yarınınızı güvence altına almak adına riskli girişimler veya borçla yatırımlar yapmıyorsunuz. Bu ülkemizde çok doğru bir yerde mi tartışılır ama bu işin iki ucu kötü çünkü şundan dolayı aslında bu güvenli alanınız sizi hiçbir zaman kötü duruma düşürmüyor belki de ama risk alamadığınız içinde hiçbir zaman büyüyemiyorsunuz. Risk almanın kötü yanıda var elinizden bulgurdan olabiliyorsunuz. Ama işte bu tamamen doğuştan gelen bir konfor alanı oluyor bu konfor alanını terk edip etmemek tamamen kendinizi ayna karşısına alıp yüzleşmekle alakalı oluyor. Terk edip etmemek ise tamamen sizin kararınıza kalıyor…

Sonradan kazanılan konfor alanı ise daha çok insan ilişkilerine yönelik olacaktır. Ülkemizde bir söz var sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer diye, işte biz öyle bir hale geldik ki sütten ağzımız yanında yoğurdu artık hiç yemiyoruz 🙂 Hayatınızda olan kişiyle yaşadığınız birinin tüm olumsuzlukları bu sizde koruma yapısı oluşturuyor ve size bir konfor alanı sunuyor. Bu konfor alanı ise güvenli bir liman gibi görünüyor ama bu konfor alanı sizi çürütmeye başlıyor. Konfor alanında kalanlar hayallerini, yanlızca uzaktan izler 🙂 Kimi insanlar fedakarlıklarını kaybediyor işte bir önceki ilişkimde çok fedakarlık yaptımda ne işe yaradı veya şunu yaptımda ne oldu gibi söylemler aslında tamamen korumacı bir konfor alanına itelemekle alakalı oluyor. Sonrasında ise kendine tamamen iç dünyada kısıtlamalar yapmaya başlayarak devam ediyor. Bazı mutlulukları hayatında çıkartıyor ve bunu da çok güzel kendini kandırarak yapıyor. Aman zaten hiç gerekte yok böyle daha güzel gibi aslında bu durumda yaptığı tek şey bir şeylerin günahını karşısına çıkan insanlarda buluyor. Günümüzde ki en büyük konfor alanı yalanlardan biride “olursa olur olmazsa olmaz” bu ise korkunç bir vakit kaybına neden olan düşünce tarzıdır. Bu tamamen konfor alanı sözcüğü olmaktan bir adım ileri gitmiyor. Sonrasın da ise bir şeylere hayır diyerek yaşamlarını devam etmeye kadar gidiyor, aslında jim carrey’nin yes man isimli flimi bu konfor alanından çıkıldığına gelişime çok ve insanları yaşadığınız sürece neler katabileceğiniz sadece bir örneği oluyor. Hayatınızın her anında fedakarlık yapıp adım atmak zorundasınız bunu unutmayın hiç ama hiçbir zaman size gelmeyecektir. Fırsat fırsatları getirip hayatınıza yön vermenize bu durumlar neden olacaktır.

Çok zengin, harika bir iş kariyeri ve evliliği olan birine sormuşlar bunu nasıl yaptınız diye oda tek cümle sadece olması gerektiği zamanda olması gerektiği yerlerde bulundum demiş 🙂 Bu durum aslında konfor alanınızı terketmek başka olmuyor…

Çok ufak bir dipnot geçeceğim, hayatınızda çıkardığınız dersleri çiğnemek konfor alanını terketmek olarak değerlendirmeyin, bir hatayı yapıyorsanız bu hatadır bundan kesinlikle ders çıkartmalısınız sakın bu konfor alanı olabilir demeyin. Kendinize olan saygıya çok dikkat edin her zaman güvenli limanlarınız olsun, her zaman kendinize sahip çıkın ama şunu unutmayın kendi dünyanızda oluşturduğunuz konfor alanınızda kaybolup gitmeyin…

İlk adımlarınızın mutluluğa ve başarıya olduğu günler dilerim 🙂

Fikirlerinizi duymak çok iyi olur :)