Bundan önce 5 blog yazımda daha çok insan ilişkileri ve yaşanmışlıklar üzerine yazılan yazılarım vardı fakat bugün gerçekten uzmanlık alanlarımdan biri olan profesyonel yaşam sürecine biraz değineceğim, kesinlikle bu konuda mütevazi olmayacağım çünkü bir çok ülke de yaşadım ve gördüm ülkemizin bu konuda çok ciddi derecede sorunları mevcut ve en büyük sorun bana kalırsa işsizlik mi fazla yoksa niteliksizlik mi işte bunu anlatacağım bu blog lütfen profesyonel yaşama hazırlanıyorsanız çok iyi okuyunuz kesinlikle kendinize bir şeyler katacağınıza %100 eminim 🙂
En baştan başlarsak kendi işimden dolayı bir çok ülkenin eğitim modeline hakimim hatta bununla alakalı profesyonel eğitimler veriyorum. Bir çok ülkenin ortaöğretimi o kadar farklı ve iyi ki, bizim ülkemizin eğitim sistemi kökten hatalı zaten bu konuda eğitim verirken hep şunu gördüm geri kalmış ülkelerin eğitim modelleri bizim ülkenin eğitim modeliyle hemen hemen aynı 🙂
Yıllar boyunca bir süreç vardı üniversite okumayan cahil, üniversite okumayana kız verilmez, bir dönemler üniversite okumayanlar uzun dönem askere gidiyordu ve kısa dönemler dayak yemezken uzun dönemler dayak yiyordu bu zihniyet geldi geldi ve herkesi üniversite okumaya mecbur bıraktı, bir düşünsenize üniversite okumayan birini gördüğünüzde sizde bir tuhaf olmuyor musunuz? Peki şimdi bu kadar mezun verdik ne olacak bunlar, hadi gelin birazcık size ülkenin enerji sömürme yöntemini anlatayım 🙂
Bir erkek çocuğu düşünün ve okula başlama yaşı 6 olduğunu bilin;
İlk öğretim = 8 Yıl
Orta Öğretim = 4 Yıl
Yüksek Öğretim = 5 Yıl (İngilizce Hazırlık Şart)
Askerlik = 6 Ay
Kişi ben burdayım dediği yaş 24-25 ve burada hiç yükseköğretime hazırlanma veya üniversite sürecinde zaman kaybetme dönemlerini işin için katmadım. Bir kere zaten düşünsenize 25 yaşında hayata merhaba diyorsunuz bu geç kalınmış bir yaş çünkü enerjinizin bir çoğunu tüketmeye başlıyorsunuz. Tüketici bir dünyanın da bir nevi istediği bu oluyor çünkü kişinin enerjisinin sömürüldüğü ve düşünme sürecini elinden aldığımız bir dönem oluyor. Bu süreçte ki en büyük hata bumu derseniz hayır kişinin ise suçu çok büyük bu dönemde piyasanın aranan elemanı olmak için hiç ama hiç bişey yapmıyor.
15 yıllık profesyonel meslek yaşantımın 8+ yılını insan kaynakları gibi iş alım süreciyle ilgilendim. Kişi üniversite mezunu olarak başvuru yapıyor ama c.v korkunç derecede niteliksiz ve bomboş 🙂 Burada zaten temelde çok büyük hatalar mevcut zaten tüketici bir dünya sizi karanlığa sürüklerken sizde buna ayak uyduruyorsunuz. Şimdi ki ekonomiyle mezunlarda haklı çalışsam ne olur ki para biriktirerek arabada alamıyorum evde bırakın bunları yeni çıkan bir telefon bile alamıyorum o zaman en azından cebimde ki parayı gidip hafta sonu yemek yiyeyim harcayayım diyor bunuda bana çok görmeyin diyor ve işte sizi tüketim tuzağına düşürmüş oluyor.
Peki burada nelere dikkat etmek gerekiyor derseniz birazcık kendi dilimin döndüğünce anlatmak istiyorum;
1) Asıl sorun doğru yükseköğretim programı ve üniversitesi seçmek çok önemli (bu konuyu ayrı bir blogda yazacağım)
2) Üniversite sürecimizde kesinlikle 1. sınıftan itibaren staj yapmanız gerekiyor burada lütfen artık parayı ikinci plana atın, bütün firmalara mail atarak ücretsiz olarak staj yapmak istiyorum diyeceksiniz bu size inanılmaz derecede imkan katacaktır.
3) Dil inanılmaz önemli gelen iş başvurularının %90 dil bilmiyor, Türkiye bu konuda zaten çok geri bir ülke bir çok Arap ülkesinde herkes ortanın üzerinde akıcı dil konuşuyor. Afganistan dediğiniz ülkede bile ingilizce konuşma oranı Türkiye’den yüksektir 🙂
4) Çok şanslı bir dönemdesiniz artık bilgiye ulaşmak o kadar kolay ki, şu office programlarına artık hakim olmanız gerekiyor excel, word artık bunlar okuma yazma gibi hakimiyet diyorum şu makroları öğren be arkadaşım 🙂
5) Hayat disiplininiz çok önemli bu iş hayatınıza çok net yansıyor, not tutma, raporlama, disiplin bunlara iş hayatınızda çok dikkat ediniz
6) Referans kültürü gerçekten çok önemli ama şunu unutmayın bizim ülkede c.v.referans yazma maalesef ki eş dost akraba olarak düşünülüyor. Referans aslında bir önce ki çalıştığınız yerde yöneticinizden alınan referanstır bu yüzden kısa vadeli düşündüğünüz hiç ama hiç bir işe bulaşmayınız.
7) Kendinizi gerçekten çok iyi tanıyınız, satış insanı değilseniz satış bölümüne hiç bulaşmayınız veya raporlama insanı değilseniz rapor dönütleri yüksek olan işlere bulaşmayınız bu kurumsal süreçte sizi hep geri plana itecektir. Bu durumu genelde insanlar işe girip öğreniyorlar ama işte staj burada çok önemli eğer yükseköğretim sürecinizde staj yapmış olursanız bunların tamamını deneme fırsatını bulacaksınız.
8) Bir önce ki yazımdan bahsettim, konfor alanlarınıdan kurtulun sempozyum seminer gibi bir çok etkinliğe katılın, network profesyonel iş hayatında en önemli katkılardan biridir.
9) Startup projeler sizi gerçekten sürecinizi en güçlü alana taşıyor üniversite okurken imkanınız varsa startup projelerde yer alın çünkü girişimci insanlar sizi her anlamda besliyorlar.
10) Görebildiğiniz kadar ülke gezebildiğiniz kadar profesyonel hayat gezin gerçekten ufkunuz bir çok ülkeyi gördükten sonra genişliyor, artık bu kaprisli dedikodunun olduğu kurumsal hayattan değil gerçek profesyonel hayata adım atınız.
Yazacağım daha onca şey var ama bir sonra ki bloglara saklıyorum, şimdi işsizlik gerçekten var mı bilmiyorum ama benim en ama en çok gördüğüm şey niteliksizlik hat safada unutmayın kendinizi değiştirdiğinizde çevreniz sonra dünya değişiyor 🙂
Başarılar Dilerim 🙂
Fikirlerinizi duymak çok iyi olur :)