Fedakârlık

Hayatımı yıllardır muzdarip eden en tuhaf konu hakkında fikirlerimle geldim, fedakârlık konusunda artık kendim çok ama çok geliştirdiğime inanıyorum. Çünkü neyin ne zaman yapılması konusunda ve neyin doğrultusunda yaptığınızı bilirseniz bence en güzel duygulardan biri ama bu durumu kontrol edemiyorsanız işte sizin korkunç sonunuzdur.

Fedakârlık konusunu ele aldığımızda insanların hep bir ilişkinin, bir işin veya bir kötü sonun başladığı anda söylendiklerini görürsünüz senin için bunlara katlandım, iş yerim için bunlardan vazgeçtim v.b. şeyler peki gerçekten bu fedakârlıklar gerçekten gereklimi yada bunu yaparken gerçekten karşılıksız mı yapıyoruz yada beynimiz neden A kişisi için fedakârlık yapmaya izin veriyor da B kişisi için izin vermiyor bunu hiç düşündünüz mü ? Ya da örnek veriyorum A kişisi için gösterdiğiniz esnekliği inisiyatifi müsamaha yı neden B kişisi için göstermiyoruz? Ya da hak etmeyen A kişisinde tükettiğimiz fedakârlığımızı gerçekten hak eden B kişisinden esirgiyor muyuz?

Fedakârlık için bence insanın bilinç altında oturttuğu bir yapı mevcut ama genel anlamda da bence biyolojik yaşam döngüsünde türler arası simbiyotik ilişkiye çok benziyor sizin karşı taraftan beklentilerinizle fedakârlık oranı değişiyor. Diyeceksiniz ki fedakârlık beklentiyle olmaz ama durun bir anlatayım sonra kafanız da belki bir şeyler netleşecektir. Simbiyotik yaşam stillerinde 3 tanesi en çok konu alan kısım ben onların üzerinden sizlere fedakârlık yapısından örnekler vereceğim bilinç altınızda bir şeylere cevap bulmuş olacaktır.


1- Mutualizm
Mutualizm, karşılıklı iki canlının birbirinden faydalandığı birlikteliktir. 🙂

Buradaki fedakârlık yapımızda ne yapıyoruz biliyor musunuz karşı taraftan cevap alabildiğimiz ve fedakârlık görebildiğimiz yapıdır. Bence en güzel fedakârlık örneği bu oluyor, çünkü karşı tarafa yaptığınız tüm fedakârlıklar sizlere bir şekilde dönüş yapıyor oda aynı şekilde fedakârlıklar yapıyor. Bunun en basitine indirgeme şansınız bile mevcut, örnek veriyorum ona ben senin için eve dönüş saatlerimi düzenliyorum diyorsunuz sizde ondan birşey istediğinizde o sizi kırmıyor. Veya iş yerinde çalışıyorsanız siz mesai saatleri dışarısında mail cevaplıyor veya işiniz için ekstra fedakârlık yapıyorsanız sizde iş vereninizden ekstra bir durum talep etmeden o da sizin için bir fedakârlık yapıyorsa işte buna biz mutlu fedakârlık diyoruz. İnsan karşılık gördüğü onda fedakârlık seviyesini artırabiliyor. Benim hayatta sanırım en ama en hassas noktam bu, karşı tarafın fedakârlık yaptığını gördüğüm anda yapmam dediğim şeyleri yapmaya başlıyorum. Eğer mutualist bir fedakârlık yapısına sahipseniz sizden mutlusu olmuyor karşı tarafa verdiğiniz emekler hiç boşa çıkmıyor. Bunu aile yapısına da bakabilirsiniz annelerin yaptığı fedakârlık yapısında çocuklardan bir şey beklemiyorlar ama işin özüne geldiğinde sizde büyüdüğünüzde annenizi tek bırakmayarak vefa göstererek bir mutualist fedakârlığa sahip oluyorsanız. Eğer böyle bir yaşam stiline sahip ve karşı taraftan bunları görüyorsanız ne mutlu sizlere, bu fedakârlıklardan hiç kaçmayın çünkü bu size korkunç derecede serotonin salgılatacaktır.

2Kommensalizm
Kommensalizmde, birlikte yaşayan canlılardan biri bu birliktelikten faydalanırken, diğer canlı bu birliktelikten ne faydalanır ne de zarar görür.

Burada ki fedakârlık bence günümüz hayatında çok olmayan bir türdendir. Ama bazı durumlarda rastlıyorum neden derseniz bazı insanlar fedakârlık için doğmuş oluyorlar. Hayat yaşam şekilleri fedakârlık üzerine kurulu oluyorlar bazen soruyorum neden bunu yapıyorsunuz diye benim yapım bu değiştiremiyorum diyor, ben öyle durumlara kommensalist bir yaşam stili diyorum. Çünkü fedakârlık yaptığı kişi gerçekten bu durumdan faydalanıyor kendisine soruyorum senin yararın var mı veya bir zarar görüyor musun hayır diyor benim zaten hayat stilim bu diyorlar. Bana biraz saçma geliyor bu taraf çünkü yapılan fedakârlıklar insanlara bir şekilde yarar sağlamasa bile zarar verecektir. Ama gelin görün ki bazıları yaratılış gereği sanırım bunu benimsiyor. Bence kendi iç dünyalarında bir mutluluk yaşıyorlar ama belki de bunu o kadar benimsemişler ki fark etmiyorlar. Buna bir örnek isterseniz dijital platformlarda veya forumlarda bazı insanlar paylaşımlar yaparlar. Sizin belki saatlerinizi harcayıp yapacağınız bir şablonu ücretsiz olarak paylaşırlar, bunun için saatlerini harcarlar ve hiçbir çıkarları olmadan paylaşım yaparlar. Bundan siz belki korkunç faydalanırsınız ama karşı taraf bundan bir ücret almaz bazı zamanlar teşekkür bile almaz 🙂 işin özüne geldiğinde korkunç bir fedakârlık örneği görüyorsunuz belki de vicdanı rahatlatmaktır. Ama karşı tarafın ne yarar ne zarar gördüğü belki bir hayır duası aldığı (ki bence çok büyük bir şey 🙂 ) bir yaşam stilidir.

3- Amensalizm
Amensalizmde iki canlıdan biri bu birliktelikten zarar görürken, diğer canlı ne yarar sağlar ne de zarar görür.

Artık yavaş yavaş bencil insanlara geri geliyoruz 3 ve 4 bence dünyada en yaygın olanı 🙂 Amensalizm tuhaf bir fedakârlık yapısı burada bence fedakârlık gösteren çok yıpranıyor. Bu fedakârlık yapısı genelde karşı tarafın çok haberi olmadığı veya platonik olarak beslenen yada hayranlık olarak baş göstermektedir. Ulaşamadığınız sizden haberi olmayan veya onun hayatında çok yer etmediğiniz bir fedakârlık örnek tipidir. Peki nasıl oluyor derseniz şöyle bir örnek veriyorum sizlere, bunu biraz siyasi parti yapısı olarak cevaplayacağım. Bir görüşe gerçekten sahip oluyorsanız ve bu görüş için gerçekten çok emek veriyorsunuz yaptığınız fedakârlıklar sizi gerçekten 1 adım bile ileri götürmüyor. Çünkü bu yapıya sahip insanlar siyasi görüşlerini menfi olarak değil gerçekten gönülden bağlı oluyorlar. Bu fedakârlıklarınız sizi inanılmaz derecede geriye çekebiliyor, düşman ediniyorsunuz, sosyal çevreniz kısıtlanıyor, zaman olgunuzu mafv ediyorsunuz, sinir katsayınız artıyor ve en önemlisi yıllarınız kaybolup gidiyor. Ne uğruna yapıyorsunuz peki siyasi bir oluşum için bu siyasi oluşumun başında kiler bundan ne yarar sağlıyor ne zarar hatta umurlarında bile olmuyor. Bunu alıp her yere koyabilirsiniz, bir sanatçı düşünün hayranlık besliyorsunuz ulaşmak için veya tüm sürecinizi buna harcıyorsunuz yaptığınız fedakârlıklar sizi bir adım bile ileri götürmediği gibi geriye çekebiliyor. Sonun da o kişinin ne yarar ve ne zarar gördüğü bir fedakârlık yapısına sahip oluyorsunuz. Aslında bu durum size çok mantıklı gelmeyebilir sonuçta o partiyi desteklemek veya o takımı tutmak veya o sanatçı çok seviyor olabilirsiniz. Bu sizi çok mutlu ediyor olabilir ona bir şey diyemem ama ben Mutluluk ve Mutsuzluk endeksine çok bakıyorum. Gerçekten mutluluk endeksiniz bu durumdan yüksek ise zaten sizi otomatik olarak ya kommensalizm veya mutualizm kısmına taşıyor ama siz zarar görüyorsanız bu hesapta işte siz buradasınız bilginiz olsun 🙂


4- Parazitizm
Parazitizmde, iki türden birisi yarar sağlarken, diğer tür zarar görmektedir. Yarar sağlayan canlıya parazit (Konakçı), zarar gören canlıya konak (Konukçu) denir.

Hoş geldiniz 🙂

Bu başlığı çok anlatmayacağım zaten okuduğunuz gibi kafanız da neler yaşadığınız neler yaptığınız gelecektir. Bence son zamanlarda çevremizde en yaygın fedakârlık biçimi olabiliyor. Burada en tehlikelisi ne biliyor musunuz? Siz zarar gördüğünüzü fark etmiyorsunuz veya fark ettiğinizde çok geç oluyor. Zaten çevrenize kör oluyorsunuz çevreniz sizi uyardığında bile bak yapma o kişi bundan faydalanıyor dese bile ya görmezden geliyorsunuz yada inanmak istemiyorsunuz. Bu fedakârlık biçimini neden yapıyorlar diye sorarsanız bence herkes hayatının bir döneminde bunu yapıyor. Bu durumdan zarar görüyor ama ben bugün bu fedakârlık biçiminde en rahatsız olduğum kısmı anlatacağım.

Bazen yaptığınız fedakârlıklar sizi geri dönülmez yollara sokabiliyor, geçmişinize bir leke, bir borç batağına veya duygularınızın bitmesine, güven olgunuza çok büyük zararlar verebiliyor. Size blog en başında dedim ya A kişisine gösterdiğiniz inisiyatifi neden B kişisine göstermiyoruz diye bence en başlı nedenlerinden biri bu oluyor. Çünkü tüketiyoruz kendimizi bu yaptığımız fedakârlık biçiminden karşı tarafın faydalandığını görüyoruz biz ise korkunç derecede zarar görüyoruz. Ama B kişisi belki size mutualist bir fedakârlık biçimiyle yaklaştığında kesin bir çıkarı vardır veya benim artık güvenim kalmadı deyip obsesif bir derecede hayatı kaçırmış oluyoruz. Şimdi burada suçlu olan zamanlamamı yoksa tecrübe mi işte orası gerçekten korkunç bir durum içerisinde 🙂

Benden bu blogluk kadar

Yaptığınız tüm fedakârlıkların karşılık bulduğu güzel günler dilerim 🙂

Fikirlerinizi duymak çok iyi olur :)